Okunan
LGBTİQ Alanlarda Bifobi ve Homofobi

LGBTİQ Alanlarda Bifobi ve Homofobi

Devon Price

Metin, On Biphobia and Homophobia in LGBTQ Spaces isimli yazının çevirisidir.  

Eğer biseksüelseniz ve LGBTQ alanlarındaysanız şu deneyimleri biraz olsun yaşamışsınızdır. Bir gey ya da lezbiyen sizi diğer cinsiyetten biriyle partner olarak gördüğünde bir destekçi olduğunuz sonucunu çıkarır ve hetero olduğunuza hükmeder. Ya da queer gruptaki liderlik görevinizden azade edilirsiniz çünkü aslında queer’e dair edinmediğiniz yönleriniz olduğu varsayılır. Birkaç bira içmiş biri size doğrudan korkunç şeyler söyleyebilir: 

“Toplum içinde heteroluğa geçiş yapıyorsun.”

“Daima hetero biriyle çıkabilirsin.”

“Sonsuza kadar topluluğun bir parçası olmaktan kaçınabilirsin, arkada saklanabilirsin ve güvende kalabilirsin.”

Ve bu can yakar. Hoş karşılanacağınızı umduğunuz queer alanlardan dışlandığınızı hissettirir size. Ve bu size her heteronun söylediği zalimce, bifobik olan şeyleri hatırlatır. Bir anlığına sanki biseksüellik daha zormuş gibi hissettirir. Aslında eşcinsel olmaktan daha zor olduğuna inanmaya ikna olursunuz. Bunu söyleyebilirsiniz bile. Biseksüellerin bir şekilde daha aydınlanmış, daha az yargılayıcı olduğunu düşünebilirsiniz ve eşcinselleri başka bir baskıcı sınıf gibi görmeye başlarsınız.

Canınız yanar ve tehlikeli bir şeyin eşiğindesinizdir. Bu şekilde düşünmeye devam ederseniz izole olacak ve sizin gibi acı çeken queer’leri değersizleştireceksiniz. Bu acıyla kendiniz başa çıkacaksınız.

Eğer gey ya da lezbiyenseniz ve LGBTQ alanlarındaysanız bu deneyimi biraz olsun yaşamışsınızdır. Biri size diğer cinsiyetin güzelliğinin farkına varamayacak kadar dar görüşlü olduğunuzu söyler. Eşcinsel elitinin erk sahibi bir mensubu olmakla, biseksüel ve panseksüeller üzerinde -tıpkı bir zamanlar kendinize yapıldığı gibi- baskı kurmakla suçlanırsınız. Birisi sarhoştur,elini kolunuza koyar ve şöyle sorar:

“Gerçekten eşcinsel misin?”

“Gerçekten hiç karşı cinsi çekici bulmadın mı?

“Ya çevrendeki erkekler?”

“Hiçbir bir kızla olmayı denedin mi?”

Can yakar. Evinizde hissetmeyi umduğunuz queer alanlarda güvensiz ve gergin hissettirir bu durum size. Her heteronun size söylediği zalimce ve homofobik şeyleri hatırlatır. Eşcinselliğinizle uzlaştığınız, onu deneyip sakladığınız, sırra kadem bastığınız, gizli, hetero, yalnız hayata sahip biri olarak kendinizin başka bir versiyonunu yaratmakla baskılandığınız zamanlar gelir aklınıza.

Canınız yanar. Sosyal dünyanız gittikçe küçülür. Bu tam da homofobiklerin, bifobiklerin ve daha geniş çapta toleranssız bir toplumun istediği şeydir.

Eşcinsellerin korkunç ve güçlü bir baskıcı sınıf olduğunu ima etmeden, bifobinin homofobiden ayrı olduğunu konuşmanın bir yolu var. Tüm yapmanız gereken gey ve lezbiyenlerin biseksüellere karşı yatay agresyon sergileyebileceğini kabul etmektir. Bu ayrıca tahmin edeceğiniz gibi biseksüellerin geylere ve lezbiyenlere karşı yatay agresyon sergileyebileceğini de kabul etmenizi gerektirir.

Homofobi ve bifobi ayrı şeylerdir.

Tabii ki ikisi de kendileriyle aynı cinsiyete ilgi duyan queer’leri utandıran heteroları içerebilir. Aynı düzeydeki geniş queer nefretinde sarmalanırlar. Hem biseksüeller hem eşcinseller, heterolar tarafından haksız bir biçimde aşırı seksüel, sapık, çocuklar için zararlı, tek eşliliği ve ‘geleneksel’ aile yetiştirmeyi beceremeyen insanlar olarak tektipleştirilirler.

Eşcinsel ve biseksüellerin ikisi de istismara uğrayıp hetero olmak için zorlanırlar ve medya ile kültür içindeki temsil yoksunluğundan müzdariptirler. Günahkar olarak görülürüz. Kendimizle beraber arzularımız yokmuş gibi hareket eden bir dünyada büyüme travmasına katlanırız.

Fakat homofobiyle bifobi farklılıklar gösterir. Örneğin; biseksüeller medyada güven vaad etmeyen, kararsız, dürtülerine göre hareket eden, tek isteği herkesle seks yapmak olan birileri olarak tasvir edilirler. Gey erkekler de rastgele ilişkiler kuran kişiler olarak tektipleştirilir ve cinsellikleri heterolar tarafından şeytanlaştırılır veya saldırgan nitelikte görünür -cinsellikleri (besbelli ki) özel olarak erkeklere odaklanmış ve erkekler için tehdit oluşturan bir şey olarak tasvir edilir. Medyada gey erkeklerle daha sık biçimde alay edilir ya da varlıkları daha çok tepki çeker. Ayrıca feminen görülme olasılıkları daha fazladır ki bu kabul edilemezdir.

Diğer taraftan kurgusal medyada biseksüeller sıklıkla pişmanlık duygusu olmayan, iki yüzlü, hedonist süper kötüler olarak resmedilirken gey erkekler tuhaf, erkekleri avlayan, rahatsız hissettiren ve onlara zarar veren maskulen sapıklar olarak gösterilirler. Her iki tektipleştirme serisi de korkunç. Ve de tehlikeli. Dahası, önemli ölçüde birbirlerini kapsıyorlar. Ama aralarında farklılıklar var.

Biseksüel kadınlara ve lezbiyenlere yönelik tektipleştirmeler gerçekten aynıdır. Biseksüel kadınlar medyada sıklıkla cazibeli ama güven vaad etmeyenler olarak resmedilirler. Genellikle ya (hetero) kahramanlara ihanet edecek bir dönek ya da sonunda bir adamla başı bağlanacak ve dize getirilecek, cinsel olarak sınırları olmayan, kafası karışık kadınlardır.

Lezbiyenlerse, tam tersi , ilgi çekici olmayan şekilde, kabul edilemeyen bir maskulenlikte resmedilirler. Anlatılarda cinsellikleri ve cinsiyetleri çoğunlukla ellerinden alınır ve ekranda kimseyle romantik ya da da cinsel bağ kurmalarına izin verilmez. Birçok kez ekrandaki hikayeyle o kadar alakasız görülürler ki giriş müziğiyle öldürülürler. Ve tabii ki alakasız görünmelerinin nedeni erkekler için cinsel olarak erişilebilir olmamalarıdır.

Bir kere daha, iki kategoriye yapıştırılan tektipleştirmelerin birbirini kapsadığı noktalar var. Ve yine fenomenin bütünü birbirinden ayrı.

Maalesef queer biri olsanız da bu haksız tektipleştirmelerin bazılarını gözlemlemek ve özümsemek zorunda kalıyorsunuz. Bu tehlikeli tektipleştirmeleri öğrenir öğrenmez queerdaşlarınıza karşı önyargılı davranmaya meyilli olursunuz. Ve böylelikle lezbiyen bir kadın, biseksüel kadınları kararsız ve tamamen hetero olarak görmeye başlar. Bir biseksüel kadın, lezbiyenler kendilerini erkeklere çekici ve müsait kılmadıkları için onlara karşı önyargılı olabilir. Bu şekilde tonla ortak noktası olan iki insan grubu birbirinden soyutlanır ve daha büyük oranda sosyal yaralar açıp birbirlerinin canını acıtabilir.

Yatay agresyon karşı taraf üzerinde oluyor. Daha çok lanet bir baskı gibi görünüyor ve kendini hissettiriyor. Eşcinsel biri beni hetero olarak görüp dışladığında bu, bir heteronun bifobi yapması gibi batıyor. Her iki durumda sarf edilen sözler benzer nitelikte. Vurgulanan varsayımlar aynı. Bifobi yüzüme çarptığında, daha önce yaşadığım bifobik deneyimlerden kocaman bir yığına eklemleniyor zihnimde.

Hafıza yığını yekpare görünebilir. Bir barda bir lezbiyen tanıdığın, üzerine düşünmeden işlediği bifobi, queerliğimden nefret eden eski hetero erkek arkadaşımın bana yönettiği slut-shaming* gibi geliyor bana daha çok. Bu, biseksüel olarak bana, LGBTQ alanların bile güvenli olmadığını, tüm dünyanın biseksüellere karşı olduğunu hissettiriyor.

Fakat eğer eşcinsellerle heteroların biseksüelleri baskılamak için işbirliği yaptıklarını söylersem yalan söylemiş olurum. İki taraf da biseksüel insanları baskılamaktan kâr sağlamıyorlar. Oyundaki payları aynı değil.

(Cinsel yönelim bazında) heterolar tarafından baskılandığımda bunun nedeni biseksüel olmam. (Cinsel yönelim bazında) eşcinseller tarafından kötü muamele gördüğümde, görmezden gelindiğimde ya da tektipleştirildiğimde bunun sebebi biseksüel olmam. Bir önceki, aslında diğerinden çok daha güçlü çünkü heteroların toplumdaki gücü daha fazla ve dünya heterolar için inşa edilmiş.

Bunun anlamı, eşcinsellerden gelen bifobinin bireysel düzeyde o kadar da can yakmaması değildir. Bazen daha fazla can yakar aslında çünkü ihanete uğranmış hissettirir. Nasıl ki bir kadından cinsiyetçilik görmek yaralayıcıysa aynı şekilde queer birinden bifobi görmek, sıradan hetero cehaletinden on kat daha kötü biçimde rahatsız edebilir. Fakat acının kaynağı her zaman heteroseksüelliğin konumu ve gücüdür.

Şu şekilde düşünün: queer bir kişi hetero bir toplumda doğduğunda kocaman ve travmatik bir yarayla hemhal oluyor. Yaranın üzerine ne kadar eğilinirse eğilinsin ve yarayla ne kadar ilgilenilse ilgilenilsin ardında iz bırakır, yaşamı boyunca ona batar ve başını ağrıtır. Queer biri, eşcinsel bir arkadaşına homofobik bir şey dediğinde, kendisi arkadaşının yarasını deşiyor olacak. Yaraya sebep olan queer kişi değil, toplumdur. Fakat bu açık yarada, bam telinde yankılanan acı, yarayı en başta meydana getiren asıl vuruşun korkutucu bir kalıntısını hissedecek. Ve yarayı taşıyan kişiye gelecek saldırılara karşı savunmasız olduğunu hatırlatacak.

Yatay agresyon berbat bir şey. Fakat sistematik, tepeden inme baskı ile aynı şey değil. Tamamen farklı bir fenomen. Hâlâ potansiyel olarak tekrar tekrar travmatize edici bir yönü var. Yine de heterolardan ve hetero sistemden yayılan nefretle aynı değil.

İnsanlar bu konuyu tek eşliliğin, aile odaklılığın, makbul eşcinsel ilişkilerin artan straight tanınırlığına işaret ederek başka bir şeyle karıştırıyor. Sadece bazı queer’ler geniş çapta kabul görüyor, mantıktan eser kalmıyor ve bu sebeple kabul gören, ayrıcalıklı queer’ler şimdi de başka queer’leri baskılayabiliyor. Bu teoriye göre evli bir eşcinsel çift monoseksüel ayrıcalığa sahip ve biseksüelleri baskılayabilir.

Biraz dikkatle inceleyince bu mantık çöküyor. Queer’lerin straight tanınırlığı hayli koşullu ve sınırlı, ayrıca hetero güç sistemlerinin hatasıdır. Bu hâlâ hetero olan bir insan grubu ile kimin kabul edilebilir olduğuna, kimin saygıyı hak etmediğine, kimin ince bir buz üzerinde olduğuna karar veren hetero-egemen güç sistemleri örneğidir.

Natrans olan bir gey, kendisine kasti olarak tolerans gösteren toplum içinde -eşcinselliğini tehdit edici olmayan bir şekilde yaşadığı müddetçe- başarılı olsa dahi eşcinselliği bir ayrıcalık değildir. O eşcinsel, tartışmalı olan bazı bifobik, gerçekten can acıtı boktan görüşlere sahip olsa da… Hetero toplumun bazı kesimlerince “kabul edilebilir eşcinsel” olarak görülse de… Homofobik bir toplumda eşcinselliği hedef tahtası olacaktır. Kişi mümkün olduğunca uysal, hetero ve asimile oldukça ve öyle davrandıkça, hetero insanların koşullarında zenginleştikçe, değişen şey toplumun kendisini vurmamayı bahşetmesi olur.

Meselenin diğer yüzü de ayrıca doğru. Natrans bir biseksüel kadın, hetero, natrans bir erkekle ilişki yaşıyorsa hetero toplumun geniş kesimi tarafından kasti olarak tolere edilebilir. Kadınlara yönelik ilgisi hakkında konuşmadığı müddetçe, geleneksel aile değerlerine ve tek eşliliğe meydan okumadıkça, gerektiğince feminen olarak kendini ifade ettikçe, elinden geldiği kadar hetero olarak göründükçe bazı belirgin bifobik pratiklerin hedefi olmaktan kaçınabilir. Bu onun biseksüelliğini ayrıcalıklı kılmaz. Kendisinin müphem statüsü aslında kabul edilebilir değildir. Koşullara bağlıdır.

Eşcinseller ve biseksüeller birbirlerinde yara açtığında onlar sisteme ve her iki gruba zarar veren tektipleştirmelere karşı birleşme yeteneklerini kaybediyorlar. Bu özellikle yeni bir gözlem değil tabii ki de. Günümüzde pek çok muhafazakar ve faşist, eşcinsel ve translar arasındaki benzer düşmanlığı yeniden yaratmaya çalısıyorlar. Buna karşı mücadele etmek ve enerjik, sağlıklı ve çeşitliliği olan bir topluluk şeklinde varlığını sürdürmek için LGBTQ’lar yalnızca paylaşılan baskı deneyimlerine odaklanamaz. Ayrıca bizim, diğer queerlerin deneyimlediği ama bizi kişisel olarak etkilemeyen baskıları anlamaya çalışmamız, bunlara şefkat göstermemiz gerekiyor.

Bizim diğer queerlere yönelik önyargıları içselleştirme biçimlerimize karşı da hassas olmamız ve bir diğerinin yarasını açmaktan kaçınabilmek için her şeyi yapmamız gerekiyor. Yaralarımız biraz da olsa birbirinden farklı fakat hepsi derin, süregelen ve acı verici. En önemlisi, hepsi aynı kaynaktan geliyor. Yaranın kaynağı -süregelen ölümcül tehdidimizin kaynağı- başka bir queer değil. Her birimizi gaddarlaştırıp sonra birbirimize düşüren toplumun kendisi.

*slut shaming: Özellikle kadınları ve/veya kadınsılığa dair varoluşları, sahip olunan ya da varsayılan aktif cinsellikleri, cinsel eylemleri sebebiyle suçlamak, hor görmek.

Tutar Mı?
Ben Şok
1
Bifobiye Karşı Ses Çıkar
0
But Tutar
0
Gullüm Ayol
0
Tutmaz Ama Evet
0
Yorumları Göster (0)

Yanıt Bırak

Your email address will not be published.

Bitopya Copyright © 2019. Created by edalgakiran

Yukarı Git