Okunan
İkiliği Kırmak, Zemini Kaydırmak: Biseksüel, Aseksüel ve Nonbinary Olmak

İkiliği Kırmak, Zemini Kaydırmak: Biseksüel, Aseksüel ve Nonbinary Olmak

Meg Murphy

Bu yazı, Breaking the Binary, Shifting the Ground: Being Bisexual, Asexual, and Non-Binary başlıklı metnin Türkçe çevirisidir.

“Afobi, transfobi ve bifobi birbirine ayna olan önyargılardır.”

Meg Murphy

Benimle benzer kimlikleri taşıyan diğer sayısız insan gibi ben de kimliklerimi kabul ettirmek için mücadele vermekten yoruldum: Non-binary. Biromantik. Aseksüel. 

Kimliklerimden biri sürekli olarak açgözlü ve özü itibariyle insanlarla rastgele ilişkilenirmiş gibi görüldüğü için şeytanlaştırılıyor; diğeri ise bozuk, cinsel ilişkiden tiksinen, frijit, aşırı ahlakçı olarak algılanıyor. Buna rağmen bi+ ve aseksüel biri olarak karşılaştığım önyargılar ve damgalama, ürkütücü bir şekilde (Cadılar Bayramına özgü keyif veren türden bir ürkütücülük değil) birbirine benziyor.

Kafam bu sözleri arka arkaya duydukça karışıyor, çünkü bunlar hem bifobiyi hem de afobiyi devam ettiren, çelişkili ve modası inanılmaz bir şekilde geçmiş tektipleştirmeleri güçlendiriyor. “Ayrıcalık” sahibi olarak algılandığımızdan, bize ait olmayan bir alanı işgal ettiğimiz söyleniyor. Kendinden farklı cinsiyetli biriyle ilişki içinde olan biseksüeller “heteroseksüel”, aseksüeller ise sadece cinsel ilişkilerden uzak kalmayı “tercih” ediyor olarak okundukları için “ayrıcalık” sahibi olarak algılanıyorlar. Yeterince queer olmadığımız söylemi de bundan kaynaklı. Ancak insanlar, cahil, eğitimsiz kimseler tarafından bize dayatılan bu “ayrıcalıkların”, aslında queerliğin karmaşıklığını sildiğini fark edemiyorlar. Zabıtalık taslanması ve varlığımızın silinmesi, topluluk olarak tanınırlık kazanmamızın önünde hâlâ uzun bir yol olduğunun acı verici hatırlatıcıları. 

Bu davranışlar ve tutumlar, gölge gibi etrafınızda döner durur; sizi sarmaya başlayan ağları yavaşça ören arkadaşlarınız, aileniz, iş arkadaşlarınız, eğitim ve medya her tarafınıza nüfuz eder. Bu boğucu bir histir: ipeğin ince iplikleri de küçük görünebilir, ancak içinden çıkılamaz hissettirene kadar birikir. İşte queerfobi de böyle işler: bir yorum burada, bir sırıtış orada, işyerinde, yemekhanede bizim hakkımızda yapılan bir “şaka”… Fakat nahoş bir şey bu. Zalimlik.

“‘Ayrıcalık’ sahibi olarak algılandığımızdan, bize ait olmayan bir alanı işgal ettiğimiz söyleniyor. Kendinden farklı cinsiyetli biriyle ilişki içinde olan biseksüeller “heteroseksüel”, aseksüeller ise sadece cinsel ilişkilerden uzak kalmayı “tercih” ediyor olarak okundukları için “ayrıcalık” sahibi olarak algılanıyorlar. Yeterince queer olmadığımız söylemi de bundan kaynaklı.”

Sonrasında hâlihazırda acı veren tecrübelerimize bir tutam transfobi ekleyelim: cinsiyetinizle ilgili ne kadar çok ‘açıldıkça’ o kadar çok kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Başkaları daha çok sorguluyor sizi. Cinsiyet ifadesi feminen olan biri için natransların bu ifadeyi kadınlıkla özdeşleştirmesi zaman zaman (çoğunlukla) acı verici oluyor. Non-binary oluşumla açık yaşadıkça daha çok sorgulanıyorum, daha çok kafa karışıklığı ile karşılaşıyorum çünkü “yeterince trans görünmüyorum.”

 Şu anki küresel politik iklimin etkilerini, topluluklarımıza dayatılan çeşitli karantina ve tecrit biçimlerini ve topluluğumun bu yaşanılanlarla deneyimlediği kesişmeleri ve ötekileştirilme biçimlerini düşünüyorum. Evde tıkılıp kalmış, her gün transfobik ailelerinin cinsiyet atamasından kaçmaya çalışan trans kardeşlerimi ve bu durumun onların zihinsel sağlığına vereceği zararı düşünüyorum. 

Ayrıcalık sahibi natransları eğitmek konusunda beldesiz duygusal iş gücü olmak zorunda kalmadıkları için çalıştıkları yerlerde çifte hayat yaşamıyor olmanın verdiği anlık rahatlamayı deneyimleyen non-binary kardeşlerimi düşünüyorum. 

Pek çok ötekileştirilme biçimine maruz kalan, sahip olduğu kimlikleri birbiriyle kesişen ve topluluğuna, arkadaşlarına, güvenli alanlara, örgütlere, yani konfor ve dayanışma, aitlik ve güvende olma hissi sağlayacak şeylere ve insanlara erişimi sınırlı olan gender non-conforming kardeşlerimi düşünüyorum. 

Gördükleri şiddet ve ayrımcılıkla hayatlarını kaybeden ve sessizleştirilen trans kardeşlerimi düşünüyorum. Bizler, beyanımızdan ziyade genitallerimizi tanıyan insanların beden parçalarımıza yükledikleri etiketlerin cinsiyetimizle alakası olmadığını sabırla (ve kızgınlıkla) açıklarken daha kaç tane non-binary, trans, genderqueer tanınmak için sessiz kalarak çığlıklarını yutmak zorunda?

Yaşadığımız deneyimlerin algılanış biçimi, sahiplendiğim kimliklerin heteronormatif beklentilere baş kaldırarak nasıl ayrılamaz biçimde birbirlerine bağlı olduğunu gösteriyor. Ayrıca kimliklerimin sıklıkla, ezelden beri var olan normativite ile performativiteye ait toplumsal senaryoları bozan ve yeniden yazan biçimlerde ilişkilerimi şekillendirdiğini ortaya koyuyor.

Fakat bu, kabul etmeyi öğrenmek zorunda kaldığım bir şey oldu. Böyle olmaması gerekirdi. Afobi, transfobi ve bifobi birbirine ayna olan önyargılardır. Bunların hepsinin kökeninde, tam olarak aynı zorunlu heteronormativite ve toplumsal olarak kabul görmüş belirsizliğe duyulan nefret yatar. Hem aseksüel, biseksüel, non-binary olarak eşsiz bir konuma sahibim hem de karşı karşıya kaldığımız ötekileştirilme biçimleri açısından bu kimliklerin ne kadar benzer göründüğünü açıklayabiliyorum. 

Bir bi+ olarak LGBTQIA+ topluluğunda kabul görmek yeterince zor fakat as spekturumunda yer alan bir biseksüel olarak sadece heteroseksüel ayrıcalığı yaşıyor olduğunuz suçlamalarıyla karşılaşmıyorsunuz; aynı zamanda “gerçek” olan alternatif bir cinselliğe sahip olmamakla suçlanıyorsunuz. Çünkü, aseksüellik cinsellikten yoksun olmak şeklinde tanımlanıyor. “Seksüel” eki öyle güçlü bir cinsel çekim iması taşıyor ki; insanlara sürekli cinselliğin seksten daha fazlasıyla ilgili olduğunu ve samimiyetin inanılmaz biçimde engin ve kişisel olabileceğini hatırlatmama rağmen çoğunlukla bu ekle kendimi rahat hissetmiyorum. Bu sebeple “aseksüel” yerine bile “as”ı tercih ediyorum. Sadece “bi” demek de daha iyi geliyor. Fakat “bi” bile biromantiklikten çok biseksüelliği imliyor.

Öylesine dar görüşlüyüz ve öğretileri içselleştirmişiz ki aynı anda ikisinin de olduğunu kabul edemiyoruz. Neden ama neden? Bana göre bu kısaltmalar, kullandığım zamirin yazılı olduğu rozeti üzerine iliklediğim sevgili deri ceketimle, bulunduğum ortamda etki ve güç sahibi olduğu alanı aşanlara gururla nonbinary olduğumu söylemeye benziyor. 

Bu, ilgili gruba bir çağrıdır: söylem çok kuvvetlidir ve öyle görünüyor ki; bilginin, anlayışın yokluğu ve dinleme ve öğrenmeye yönelik isteksizlik, LGBTQIA+ toplulukları arasında ayrışma yaratıyor. Benim ait olduğum topluluklar çeşitlidir ve o topluluklarda çok sayıda birbiriyle paralellikleri olan kimlikler mevcuttur. Bu kesişmelerin hiçbiri sahip olduğumuz queerliği inkâr etmez. Bu yüzden vaktini bu yazıyı okumaya ayırmış sevgili okuyucu, sana sesleniyorum: Kolektif tanınırlığımız için mücadele verin. Birbirine paralel olan mücadelelerimizi tanıyarak ve queerliğin çoklu haliyle politik olduğunu kabul ederek başlayabiliriz. “Biseksüel”, “aseksüel” ya da “non-binary” ile ilgili yekpare deneyimlerden bahsediyor gibi konuşmak grup olarak çeşitliliğimizi gözardı etmektir. Bu etiketlerin basit biçimde kullanımı, daha fazla farkındalık, tanınma ve hoşgörü için gerekli bir araç olarak mümkün olabilir. Tam anlamıyla farkındalık ve tanınma gerçekleştiğinde etiketlerimin çokluğundan yararlanmanın daima gerekli olup olmayacağı tartışma konusu.  Fakat şimdilik onaylama ve hoş karşılama noktasında mutabık olmak, bana topluluğun etkileşimi ve tanınırlığını artırmayı dileyenlerin vazifesiymiş gibi geliyor.

Çeviri: Ayyüce Talay & umut erdem

(AT/UE/DUU)

Çevirmen notları

  1. “Zabıtalık taslamak” olarak çevirdiğimiz, orijinali “gatekeeping” olan kelime, egemen olarak görülmeyen kimlikler hakkında birtakım insanların belirli normlar ve kurallar belirleyip karar merci olmasını, kimliklerin biricikliğini göz ardı edip onları denetleme rolüne soyunmasını ifade ediyor.
  2. ‘Beldesiz’, lubuncada ‘ücretsiz’ anlamına geliyor.
  3. As (Ace), Aseksüel’in kısaltılmışı.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Biseksüel Bisikletçileri Duymuş Muydunuz?
Tutar Mı?
Ben Şok
0
Bifobiye Karşı Ses Çıkar
0
But Tutar
1
Gullüm Ayol
0
Tutmaz Ama Evet
0
Yorumları Göster (0)

Yanıt Bırak

Your email address will not be published.

Bitopya Copyright © 2019. Created by edalgakiran

Yukarı Git