Okunan
Görmezden Gelinen ve Sorumluluğumuzda Olan Risk Altındaki Biseksüel Yaşlılar ve Covid-19

Görmezden Gelinen ve Sorumluluğumuzda Olan Risk Altındaki Biseksüel Yaşlılar ve Covid-19

Miles Joyner

Bu yazı Bisexual Elders and COVID-19 – At Risk, Ignored, and Our Responsibility isimli metnin Türkçe çevirisidir.


En son Mart ayındaki maaşımı çektikten sonra genelde alışveriş yaptığım marketlerden birine gittim ve panik halindeki bir topluluğun izlerini gördüm. Tuvalet kağıdı tükenmiş, çok az süt kalmış ve diğer temizlik gereçleri yok olup gitmişti. Annem ve kız kardeşimden, büyükannelerimin günü geçirebilmeleri için ihtiyaç duydukları tuvalet kağıdını can havliyle bulmaya çalıştıklarına dair bir mesaj aldım.

Önümüzdeki birkaç hafta içinde tanık olduklarım beni gerçekten şaşkına çevirdi. Risk altındaki nüfus hiçbir şey yokmuş gibi dışarı çıkıyor, alışveriş yapıyordu. Ya bir çeşit normalliğe sıkı sıkı tutunmuş vaziyetteler ya da covid-19’un ardından düzlüğe çıkmanın kamuoyu için ne kadar önemli olduğu üzerine sağlık örgütlerinin sırayla yayınladıkları demeçlere kulak asmayacak kadar çok inatçılar.

Haftalar sonra A.B.D, hemen hemen karantina düzenine girmiş durumda fakat yaşadığım eyalet bu kararı almayı reddediyor. Marketler hâlâ insan kaynıyor; perakende satış mağazaları tıka basa dolu ve ikinci sınıf işletmeler özellikle 40 yaş ve üzerindeki kişilerden kâr elde etmeye çalışıyor.

“The Caring and Aging with Pride isimli çalışmanın gösterdiğine göre, yoksulluk ve hayat boyunca ortaya çıkan başka eşitsizlikler sebebiyle biseksüel yetişkinlerin, artan fiziksel sınırlamalarla, bedensel acıyla ve ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine erişimde düşüşle karşılaşma ihtimalleri daha fazla.”

Sözün özü, bu bir saçmalık. Bizden daha önceki nesiller, dünyayı etkisi altına alan bu pandemiden en çok etkilenecek olan grup ve bu grup içinde biseksüel yaşlılar da yer alıyor.

Birçok çalışma, izleme ajansları ve sağlık çalışanları 50 ve üstü yaş grubunun en çok risk altında bulunan kesim olduğunu tekrar tekrar dile getirdiler. Ayrıca başka sağlık sorunları yaşayan nüfus çoğunluğunun önceden hastalık geçirenler, fiziksel erişilebilirlikleri ve (başka bakım kaynaklarına) erişim sağlama olanakları yetersiz olanlar ve çokça ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerinden faydalanmalarını engelleyen düzeyde yoksulluk yaşayanlar olduklarını belirttiler.

Bu nüfusun tümünü biseksüel topluluğu oluşturuyor. 50 yaş üstü biseksüel yaşlılar sadece Amerika’da LGBTQ+ yetişkinlerin 2.7 milyonunu oluşturuyor. 2015 yılında yapılan YouGov araştırması 50 ve üzeri yaş grubundaki Amerikalıların % 1’inin biseksüel olduğunu ortaya çıkardı. (%3’ü kendilerini gey ve lezbiyen olarak tanımlıyor)

Bu %1’lik dilim içerisinde aşırı yoksulluk yaşayan kişilerin sayısı yüksek. MAPS’in (The Multidisciplinary Association for Psychedelic Studies*) 2017’nin Eylül ayında yaptığı bir araştırma, biseksüel erkeklerin % 47’siyle biseksüel kadınların %48’inin ya yasal yoksulluk sınırında ya da  % 200 oranında sınırın altında yaşadığını gösteriyor. The Caring and Aging with Pride isimli çalışmanın gösterdiğine göre, yoksulluk ve hayat boyunca ortaya çıkan başka eşitsizlikler sebebiyle biseksüel yetişkinlerin, artan fiziksel sınırlamalarla, bedensel acıyla ve ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine erişimde düşüşle karşılaşma ihtimalleri daha fazla. Bu yetişkinlerin kendilerini tecrit etmeleriyle sonuçlanabilecek başka sağlık sorunları yaşama ihtimalleri daha yüksek. Üstelik bu kişilerin çoğu, tecrit sebebiyle herhangi bir sağlık çalışanının bakımından yoksun kalıyor. 

PAVES ve MAPS’in yürüttüğü birçok çalışma, bütün bir nüfus olarak biseksüellerin gey ve lezbiyenlere nazaran daha yüksek oranlarda yoksullukla ve  tıbbi destekten mahrum koşullarda (kırsalda yaşam, ulaşımın yokluğu, tıbbi para yardımından mahrumiyet) yaşadıklarını gösteriyor.

Sakat biseksüel erkeklerin %40’ı ve sakat biseksüel kadınların % 36’sı ile işsizlik yaşayanların %36’sı, hatta orta yaştaki biseksüeller bile pandemiden etkilenme riski altında. Bunun bir bütün olarak topluluk için anlamı şu ki; LGBTQ+ topluluğunun ve bunun parçası olan biseksüellerin pay sahibi olduğu rollerin tarihini ve başlangıç hikayelerini yaşayanların ve anlatanların yarısı potansiyel olarak sakat kalma ve hikayeleri sonsuza kadar silinme tehlikesi altında. 

“Bu salgını nihayete erdirmenin kısa ve net bir yolu yok. Mümkün olan her tür önlemi alanlar bile risk altında. Sonuç olarak mesele, tıbbi bakım hizmetine erişebilenlere ya da riskli sağlık koşullarında yaşayan biseksüel yaşlıların karşı karşıya kaldığı eksiklikler üzerine çalışmak ve bu eksiklikleri kapatmak için fiziksel destek ve yardımda bulunabilenlere bağlı durumda.”

Peki o zaman salgın zamanında özellikle biseksüel topluluğuna odaklanmak neden önemli? Niçin LGBTQ+ topluluğundaki tüm yetişkinlerin korunması ve tıbbi bakım hizmetine güvenli erişimleri için harekete geçilmiyor?  İstatistiklerle durum ortada. Daha önce bahsi geçen yoksulluk ve sakatlık rakamlarına bakacak olursak biseksüel topluluğu lezbiyen ve geylerden daha kötü durumda. Trans topluluğunun neredeyse % 50’sinin kendisini biseksüel olarak tanımladığını ve aralarında aşırı derecede eşitsizliklerin olduğunu hesaba katarsak bu rakamlar çok daha iç karartıcı bir hâl alıyor.

Beyaz olmayan biseksüel yaşlılar zaten can çekişiyor çünkü Afrikalı Amerikan topluluğuna dair bildirilen rakamlar, bu insanların durumlarının Afrikalı Amerikan olmayan topluluktan daha kötü olduğunu kanıtlar nitelikte. Milwaukee bölgesinde bulunan Wisconsin’de Covid-19 kaynaklı bildirilen vakaların % 50’si ile ölümlerin % 81’ini beyaz olmayanlar oluşturuyor.  Bölgedeki siyah nüfusun, sadece % 26’lık dilimi kapsadığını hesaba katmak gerekiyor. Bu rakamlar, Michigan, Illinois ve Kuzey Carolina gibi nüfus yoğunluğuna sahip şehir ve eyaletler için hiç de parlak değil. Louisiana’da rapor edilen ölümlerin çoğu, yaşayanların çoğunun beyaz olmayanların oluştuğu bir yerleşim yeri olan Orleans Parish’de meydana geldi.

Biseksüel kadınların % 36’sını beyaz olmayan kadınlar oluşturuyor fakat bu kadınların çoğunun gerekli tıbbi bakım hizmetine ve ihtiyaç duydukları hizmet için uygun parasal desteğe erişimleri bile daha az. Hâl böyleyken bu rakamlar, Covid-19 salgınında biseksüel yaşlıların geleceği hususunda endişeyi artırıyor. 

Bu salgını nihayete erdirmenin kısa ve net bir yolu yok. Mümkün olan her tür önlemi alanlar bile risk altında. Sonuç olarak mesele, tıbbi bakım hizmetine erişebilenlere ya da riskli sağlık koşullarında yaşayan biseksüel yaşlıların karşı karşıya kaldığı eksiklikler üzerine çalışmak ve bu eksiklikleri kapatmak için fiziksel destek ve yardımda bulunabilenlere bağlı durumda.

Sosyal yardım programları, bu tür yaşlıların ihtiyaçlarının farkında olmayabilir. Bağış merkezleri, yaşlıların sıklıkla yaşadıkları kırsal alanlara erişecek beşeri sermayeye sahip olmayabilir. Gönüllülük için harcanan zaman ve kaynaklar hayat kurtarabilir – daha geniş bir çevreden kopmuş insanlarla iletişim kurmak kadar kolay şeyler ya da maske yapmak veya diğer gerekli kaynakları sağlamaya imkanın elverdiği ölçüde zaman ayırmak kadar önemli bir şey, kendi hikayesini anlatabilen bir yaşlıyla bakımsızlıktan yaşamını yitiren bir yaşlı arasında fark yaratabilir. 

Bu öneriler COVID-19’a özel değil, onu aşan nitelikteler. Küresel bir salgından bağımsız izlenebilecek öneriler bunlar. Bakım hizmeti, ilgi ve kaynak konusundaki eksikliklerle karşı karşıya kalan biseksüel topluluğunun güvende kalması, hikayelerinin yaşanır kılınması başka topluluklara bağlı.

Yanımızda kalın, güçlü kalın, mümkünse evde kalın. Eğer sağlam bedenli biriyseniz ve pek çok insanın mahrum kaldığı kaynakların gereğinden fazlasını kullanıyorsanız onları ihtiyaç sahiplerine bağışlayacak şefkati belki kendinizde bulabilirsiniz. 

*”Çok Disiplinli Sanrısal Çalışmalar Derneği” şeklinde Türkçe’ye çevrilebilir. (ç.n)


Bu yazı da ilginizi çekebilir: #EvdenQueerProtesto
Tutar Mı?
Ben Şok
0
Bifobiye Karşı Ses Çıkar
0
But Tutar
1
Gullüm Ayol
0
Tutmaz Ama Evet
0
Yorumları Göster (0)

Yanıt Bırak

Your email address will not be published.

Bitopya Copyright © 2019. Created by edalgakiran

Yukarı Git