Now Reading
Biseksüel Kadınlara Karşı İstismar ve Cinsel Şiddet

Biseksüel Kadınlara Karşı İstismar ve Cinsel Şiddet

Heron Greenesmith

Bu yazı I’m Fucking Tired of Writing About Abuse and Sexual Violence Against Bi Women Like Evan Rachel Wood başlıklı yazının Türkçe çevirisidir.

Tetikleyici içerik uyarısı: Cinsel Şiddet, Partner Şiddeti, Bifobi 

Evan Rachel Wood gibi biseksüel kadınların istismara ve cinsel şiddete maruz bırakılması üzerine yazı yazmaktan gerçekten çok sıkıldım.

Heron Greenesmith

Yazar Notları

Her sene bir kere bu yazıyı yazıyormuşum gibi geliyor.

  • 2016’da Invisible Majority isimli bir rapor kaleme aldım.
  • 2017’de eğlence sektöründe fırtınalar koparan #metoo üzerine yazdım.
  • 2018’de Queerty’nin yayımladığı “Why does bisexuality make us so uncomfortable?” (Biseksüellik neden bizi rahatsız ediyor?) üzerine yazdım.
  • 2019’da kendilerine biseksüel diyecek kadar “yeterince bi+” olup olmadığını merak eden bi+ kadınların sorularını yanıtladım.

Ve şimdi, 2021’de Evan Rachel Wood, herkesin bildiği bir sırrı gün yüzüne çıkarmış oldu. Marilyn Manson olarak da bilinen Brian Warner, Wood’un yıllardır kendisine tecavüz ettiğini söylediği kişiydi. Wood’u sürekli cinsel ve fiziksel şiddete maruz bırakan kişiydi.

Ben bu yazıyı yazmaktan gerçekten çok sıkıldım. Ve bu konuda yazan tek kişi olmadığımı biliyorum. The Independent’te Lo Shearing, Teen Vogue’da Reina Gattuso, Bi.Org’da Zachary Zane, Journal of Bisexuality’de Nicole Johnson ve MaryBeth Grove yazdı. Sarah Head Intimate Partner Violence and the LGBT+ Community (Partner Şiddeti ve LGBT+ Topluluğu) başlıklı yeni kitabında bu konuyu işledi. Amerikan Üniversitesi’nde Adalet, Hukuk ve Kriminoloji Ana Bilim Dalında Profesör olan Lynn Addington, Minnesota Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet Politikası Raporu’nu kaleme aldı.

Tekrar, tekrar ve tekrar yayımlanan bazı istatistiksel bilgiler var. Hepsini ezbere biliyorum.

Hastalığı Kontrol Altına Alma ve Önleme Merkezi’nin 2010 yılına ait Cinsel Yönelime Dayalı Şiddete Maruz Bırakılma Bulguları şu şekilde:

  • Lezbiyen kadınların % 44’ü, biseksüel kadınların %61’i ve heteroseksüel kadınların %35’i hayatları boyunca partnerleri tarafından tecavüze, fiziksel şiddete ve/veya ısrarlı takibe maruz bırakıldı.
  • Geylerin % 26’sı, biseksüel erkeklerin %37’si ve heteroseksüel erkeklerin %29’u hayatlarının belirli bir döneminde partnerleri tarafından tecavüze, fiziksel şiddete ve/veya ısrarlı takibe maruz bırakıldı.
  • Yaklaşık 8 lezbiyen kadından 1’i (%13), biseksüel kadınların neredeyse yarısı (%46) ve 6 heteroseksüel kadından 1’i (%17) hayatları boyunca tecavüze maruz bırakıldı. Yani yaklaşık 214,000 lezbiyen kadından, 1.5 milyon biseksüel kadından ve 19 milyon heteroseksüel kadından bahsediyoruz.
  • 10 geyden 4’ü (%40), biseksüel erkeklerin neredeyse yarısı (%47) ve 5 heteroseksüel erkekten 1’i (%21) hayatları boyunca tecavüz dışında cinsel şiddet biçim(ler)ine maruz bırakıldı. Bu da 1.1 milyon gey, 903,000 biseksüel erkek ve 21.6 milyon heteroseksüel erkek anlamına geliyor.
  • Tecavüze maruz bırakılan kadınların arasında neredeyse biseksüel kadınların yarısı (%48), heteroseksüel kadınların çeyreğinden fazlası (%28) ilk kez 11-17 yaşları arasında tecavüze maruz bırakılmış.
  • Kendini lezbiyen ve heteroseksüel olarak tanımlayan kadınların yaklaşık 5’te 1’i (sırasıyla %20 ve %22’si) ve biseksüel kadınların yarısı (%48) güvenliklerinden endişe ettiklerini ve/veya en azından bir kere travma sonrası stres bozukluğu yaşadıklarını bildirmişler. (sırasıyla %20, %46 ve %22’si).
  • 3 biseksüel kadından yaklaşık 1’i (%37) ve 7 heteroseksüel kadından 1’i (%16) partneri tarafından tecavüz, fiziksel şiddet ve/veya ısrarlı takibe maruz bırakılmaları sonucunda darp edildi.

Biseksüel kadınların %61’i hayatı boyunca partnerleri tarafından tecavüze, fiziksel şiddete ve/veya ısrarlı takibe maruz bırakıldı. Biseksüel kadınların neredeyse yarısı (%46) tecavüze maruz bırakıldı.

Yüzde altmış bir…

Neredeyse yarısı.

BU BİLGİYLE NE YAPAYIM BEN ŞİMDİ?

Bedenimde bu bilgiyi nasıl taşıyayım? Bu beden de cinsel şiddete maruz bırakıldı. Bu beden geçmişte arkadaşlarının bedenlerini, ellerini tuttu, travmalarını taşıdı çünkü onlar uğradıkları saldırıların hikayelerini anlattılar — kulağa fısıldanan hikayeler, bağır bağır duyurulan hikayeler, gizlenmiş hikayeler, “yetmedi mi?” hikayeleri, “gerçekten tecavüze mi uğradım?” hikayeleri, “fakat sarhoştum” hikayeleri, “fakat o adam bana bunu hak ettiğimi söyledi” hikayeleri…

Bazen aktarılan verilerin, durumu daha da kötüleştirdiğini hissediyorum. Veriler, hepimizin daima şüphelendiği şeyi doğruluyor.

Violet* bana Twitter’dan ulaşmıştı. Kasım’da, Violet kendisini istismar eden ilişkiden kurtulabilmişti. Kendisi ilk kez hemcinsiyle bir ilişki yaşamıştı ve partneri Violet’in gerçekliğiyle oynamış (ona gashlighting uygulamış) ve cinsel yönelimini silah olarak kullanmıştı. Ona, anlattığı hikayenin biseksüel olması konusunda kendisini nasıl hissettirdiğini sordum. “Başkalarıyla ilişki sürdürmekte daha tereddütlüyüm çünkü açılmamdan öncesine göre bi+ olmak konusunda daha kırılgan ve güvensiz hissediyorum. Yaşadığım durum, TV’de ya da izlediğim filmlerde gördüğüm şiddet olayları gibi “görünmüyor”. Bu yüzden annemin zorlayıcı kontrol (coercive control) üzerine gönderdiği makaleleri okumak, yaşadığım gerçekliği kabullenmemi ve bu ilişkiyi bırakmak için adım atmamı sağladı.”

Violet’in hikayesini, kendisi benimle paylaştığı için sizlerle paylaşıyorum. Ama Violet’in hikayesinin nadir bir örnek olduğunu belirtmeliyim. Kadınların maruz bırakıldığı partner şiddeti vakalarında faillerin büyük çoğunluğu (bir çalışmaya göre 95’i) erkekler. Şiddetten hayatta kalanların faillerinin kadın olduğunu da sıklıkla duyuyorum. Ve bence bu, böyle durumların geçerli olduğu yönünde bir çağrı. “Bana şiddet uygulayan kadın ise ben şiddetten hayatta kalan oluyor muyum?” Tabii ki. Öylesin. Şiddetten hayatta kalansın.

Evan Rachel Wood

A.B.D’de erkek şiddeti bir salgın halini almış durumda. Bu salgın, Marilyn Manson’ı direkt 6 Ocak’taki meclis saldırısına bağlıyor. Bunun, biseksüellerin yaşayan bedenleri üzerinde kurulan bir bağlantı olduğunu Alexandria Ocasio-Cortez’in (AOC) yayımladığı videoya bakıp söyleyebiliriz. AOC, çektiği videoda meclis saldırısında yaşadığı dehşeti, maruz bırakıldığı cinsel şiddet deneyimine bağlıyordu.

Alex DiBranco Erkek Üstünlüğü Araştırma Merkezi’ni (the Institute for Research on Male Supremacism) yürütüyor. Ağırlıklı olarak kadın düşmanlığı, erkek üstünlüğü ve partner şiddeti konuları arasındaki bağlantı hakkında yazılar kaleme alıyor. DiBranco, Mobilizing Misogyny başlıklı yazısında feminizm düşmanlığının, erkek hakları savunuculuk hareketine nasıl kadına karşı şiddeti açıkça savunma retoriği bulaştırdığını detaylıca anlatıyor.

Erkek üstünlükçüler tarafından teşvik edilen, sıklıkla feminizm düşmanlığı olarak tarif edilen, ırkçılık ve yerelcilik ile kol kola giden zehirli kadın düşmanlığı, küresel ölçekte rol oynayan ciddi etkilere sahip. 1989 yılında Marc Lépine, “feminizmle savaş” kisvesiyle Montreal’deki bir mühendislik okulunda 14 kadını öldürdü. George Sodini 2009’da Pennsylvania’da birlikte fitness dersi aldığı 3 kadını sonrasında kendisini öldürdü. Ardında da bir kadın tarafından reddedilmiş olmaktan ötürü şikayetlerini bildirdiği bir internet sitesi bıraktı. (ve bu da, “kadınları tavlama ustası” adamların “Sodini’liğe Soyunmak” diye bir lügat icat etmelerine yol açtı) 2011 yılında Anders Breivik, Norveç’te 77 yetişkin ve çocuğu öldürdü. Ardında da “radikal feminist ajanda”, İslam, politik doğruculuk ve “Kültürel Marksizm” konularına saldıran bir manifesto bıraktı. (Bu sayıdaki David Neiwart’ın makalesinde bulunabilir). Ve 2014 yılının Mayıs ayında Elliot Rodger, Santa Barbara’daki Kaliforniya Üniversitesi’nde “en seksi” kızlar yurdunda bulunan “şımarık her bir kişiyi, kendini bir bok sanan sarışın fahişeleri katletmeye” girişti ve şunu yazdı: “Kızlar neden bana ilgi duymuyor bilmiyorum ama sizi cezalandıracağım.” Kızlar yurdunda yapamamış olsa da sonuç olarak Rodger, 6 kişiyi ve sonrasında da kendini öldürdü.

Biseksüel kadınlara karşı şiddet, bu anlatıya kusursuz bir biçimde uyuyor: anaakım medya tarafından aşırı cinselleştirilen ve topluluk desteğinden soyutlanan bir grup. Erkek üstünlükçü öfke ve şiddet için ideal bir hedef. Sarah Head yeni kitabında özellikle biseksüellerin partner şiddetine karşı savunmasız kalışını irdeliyor.

“Örneğin, şiddete maruz bırakılmış birinin deneyim ve inançları, bir ilişkinin nasıl olması gerektiği konusunda birbiriyle çatışırsa kendisinde uyumsuzluk hissi baş gösterir. Bu yüzden, örneğin, biseksüel bir kişinin partneri, kişinin ebeveynliğini tehlikeye atmak için çocuklarının gittiği okulda onu kimliğini ifşa etmekle tehdit ederse, bu davranış, şiddete maruz bırakılan kişinin, partnerinin aile çıkarına göre en iyi şekilde hareket edeceği inancıyla çelişir. Bu şekilde istismar içerikli bir davranış, şiddete maruz bırakılan için huzursuzluk (ya da uyumsuzluk hissi) ile sonuçlanacaktır.”

Nicole Johnson ve MaryBeth, biseksüel kadınların karşılaştığı daha büyük boyuttaki savunmasızlık üzerine kapsamlı bir teori sunuyor. (Küçük bir not: Madde ve alkol kullanımının, partner şiddetine karşı savunmasız kalmakta yaşanan artışla bağlantısı kurulabilir ama böylelikle, biseksüel kadınlar madde ya da alkol kullanımını azaltırsa şiddete karşı savunmasızlıkları azalacak anlamına gelmez.

İlişkilenmelere dair kısıtlı yapılan araştırmalar birkaç savunmasızlık biçimine işaret ediyor. İşte bunlardan bazıları: biseksüel kadınların aşırı cinselleştirilmesi, nesneleştirilmesi ve insanlıktan çıkarılmasına kültürel çevrenin eğilimi; kadın biseksüelliğinin tektipleştirilmesi ve bunun sonucunda da bir grubun olumsuz değerlendirilip o gruba karşı saldırganlık geliştirilmesi ve kontrolsüz madde kullanımının artış göstermesi ya da biseksüellerde mümkün mertebe bahsi geçen risk faktörlerinin sonucu olarak alkol ve/veya madde kullanımının yaşanan olumsuz koşullarla ilişkilendirilmesi.

Evan Rachel Wood, Brian Warner’ın istismar yöntemine karşı savunmasızlığını açıkça anlattı. Wood ve şiddetten hayatta kalan diğerleri, Warner’ın yaşattığı eziyet ve manipülasyonları, tüm kontrolü ele geçirme ve cinsel olarak müsaitliği konularındaki ısrarını kamuoyuyla paylaştı.

Wood’un cesareti azımsanmamalı.

Benim gibi Violet de Evan Rachel Wood’u bir aile üyesi olarak görmekle inanılmaz gurur duyuyor. Çünkü Evan Rachel Wood, Violet’in hayatını kurtardı. “Şiddet içeren ilişkimi bırakmamın tek nedeni Evan Rachel Wood’dur. Annem, zorlayıcı kontrol kavramının tartışıldığı bir söyleşiye katıldı. Söyleşi, ev içi şiddetin sınırlarının yasal mevzuatı konusunda Evan Rachel Wood ile çalışan bir avukat tarafından modere ediliyordu. Annemle sorunlarımdan bazılarını konuşmuştum ve onun da kendi dertleri vardı. Annem konuşmayı dinlediğinde kafasında bir ampul yandı ve sorunumla ilgili makaleyi gönderdi bana.”

*Gizlilik nedeniyle isim değiştirilmiş, yerine Violet kullanılmıştır.

çeviri: umut erdem

(UE/ET)


Çevirmen notları

  • Gashlighting

Gaslighting kavramı 1944 yapımı Gaslight filmiyle ortaya çıktı ve daha sonra psikolojide “gaslighting” kavramı olarak kullanılmaya başlandı. Aslında spesifik olarak o filmde mağdura yaşatılan bir psikolojik şiddet türünü tarifliyor. Bu tarife göre gaslighting kavramının karşılığı: Bilinçli ve sürekli manipülasyonla birinin gerçekliğinin değiştirilmesi ve kişinin kendi gerçekliğinden, algı ve hafızasından şüphe duyması sağlanarak kişiyi delirtme girişimi.

2015 yılında “Girl on the train” isimli kitabın Amerika’da çıkması ve iki ay içinde 1.5 milyondan fazla satılarak listebaşı kalması sonucu kavram ingilizce metinlerde yeniden hayatımıza girdi. Flört ve aile gibi yakın ilişkilenmelerde yaşanan duygusal şiddet biçimlerinin günümüzde henüz adlandırılmamış birçok türü de “gaslighting” olarak ifade edilmeye başlandı. Böylece duygusal şiddetin sadece bir biçimi olan manipülasyon ve manipülasyonun sadece bir türünü ifade eden gaslighting kavramı, şemsiye bir kavram haline dönüştü diyebiliriz. Abartarak söylersek, neredeyse her duygusal şiddet vakası bu kavramla ifade ediliyor.

Ancak duygusal şiddetin türlerinin toplum içinde ve ilişkilenmelerimizde adlandırılmadığı, sorgulanmadığı ve farkındalık yükseltilmediği gerçeği de yadsınamaz şekilde karşımıza çıkmış oldu. Gaslighting kavramı Türkçe metinlerde yer almaya başladığından itibaren birşeye maruz bırakıldığını hisseden ama ne olduğunu tanımlayamayan birçok insanın “evet ben de bunu yaşadım!” diyerek bu kavrama tutunması da oldukça anlamlıdır.

Bugün eşit olmayan hiyerarşik ilişkilenmelerde (psikolog-danışan gibi, ruhsal olarak desteğe ihtiyaç duyan ya da hafızayı etkileyen bir bağımlılık yaşayan ve ona destek olan partneri gibi), failin bilinçli bir delirtme amacı bulunmayan durumlarda ve karşılıklı algı farklılığının bilinçli veya bilinçsizce suçlu hissettirme ve kendinden şüphe etme aracı olarak kullanıldığı duygusal şiddet biçimlerinde de gaslighting ifadesinin kullanıldığını görebiliyoruz. Gaslighting için failin maddi ya da duygusal bir çıkar elde etmeyi amaçlaması da önemli bir ölçüttür.

Sonuçta bir duygusal şiddet deneyiminin gaslighting olması için sabit olması gereken şey, failin uyguladığı yöntemden ziyade –çünkü farklılaşabiliyor- maruz bırakılanın yaşadığı üzerinden “sürekli kendi gerçekliğinden, algı ve hafızasından şüpheye düşürülmesi” denilebilir. Ancak suçlu hissettirilme ve ilişkideki bir sorunu dile getirmek isterken kendini özür dilerken bulma gibi durumlar da, bilinçli-planlı/bilinçsiz-farkında olmadan yapıldığına bakılmadan gaslighting örneği olarak nitelendiriliyor.

Kavramın pratikteki kapsamı geniş olduğundan Türkçe’de direkt karşılayacak bir terim henüz yok ve kelimenin orjinali kullanılıyor. İleride farklı duygusal şiddet biçimlerine yönelik yeni terimlerin de ortaya çıkabileceğini düşünüyoruz. Yanısıra, birçok durumun “gaslighting” olarak adlandırılması kavramın içinin boşaltılması riskini taşıyor ve kötü amaçlı kullanılmasına da yol açabilir. (Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nden alınmıştır.)

  • Yerelcilik (Nativism)

Yerelcilik olarak çevirdiğim nativism, göçmenlik karşıtı bir politika güderek yerel halk yanlısı olmak anlamına geliyor. (Kaynak: Merriam Webster)

  • “Kadınları tavlama ustası” (Pick up artist)

Pick up artist, hedefleri uyguladığı taktiklerle kadınları baştan çıkarıp onlarla cinsel ilişkiye girmek olan ve bunun bir sanat olduğunu, bu yüzden bir grup olduğunu düşünen ama aslında kadın düşmanı olan birtakım adamların kendine verdiği isim.

Bu yazı da ilginizi çekebilir: Ünlü biseksüel oyuncu ve aktivist Evan Rachel Wood, Marilyn Manson’ı ifşa etti

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
What's Your Reaction?
Ben Şok
0
Bifobiye Karşı Ses Çıkar
2
But Tutar
0
Gullüm Ayol
0
Tutmaz Ama Evet
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Bitopya Copyright © 2019. Created by edalgakiran

Scroll To Top

Pin It on Pinterest