Now Reading
Türkiye’den Bir Lubunyanın Gözüyle Oslo Onur Yürüyüşü

Türkiye’den Bir Lubunyanın Gözüyle Oslo Onur Yürüyüşü

Burcu K.

Bugün Oslo Onur Yürüyüşü sonrasındaki konuşmaları dinlerken ağladım. 

Onur yürüyüşünün bugün olduğunu bilmiyordum. Zaten ilk planlanan tarih de 10 Eylül değilmiş. 25 Haziran’da olması planlanan yürüyüş, bir gece öncesinde gerçekleşen ve iki kişinin hayatını kaybettiği 21 kişinin de yaralandığı silahlı saldırı sonrası iptal edilmiş. Saldırı Oslo’nun popüler LGBTİQ+ mekanlarından birinde, gece saat 01:15’te gerçekleşmiş.

Biz havanın fena olmadığı bu cumartesi günü az dışarda dolanıp belki sonrasında da bir kafede otururuz diye düşünmüştük. Etrafta yüzü gökkuşağı boyalı çocuklar ve ellerinde gökkuşağı bayraklı çokça insan gördükçe geldikleri yöne doğru yürümeye başladık. Etrafta bir sürü polis vardı. İlk düşündüğüm, polisin müdahale edip yürüyüşü dağıttığı oldu. Ne de olsa Türkiye’den gelen biriyim. Oslo’da olduğumu bilsem de reflekslerim bilinçle değişmeyecek kadar gömülü. Bazı yollar kapatılmıştı; ben tabii İstanbul Onur yürüyüşü zamanı Taksim’de durmayan metrolara, iptal edilen otobüslere şahit olmuş, Onur pikniği düzenleneceği haberi alındığında Ankara’daki koskoca Seğmenler parkının her girişine polis konulup parkın kapatıldığını yaşamış bir insandım. Polis barikatlarının dışından yürümeye özen gösterirken fark ettim ki, barikat yürüyüşü korumak için yapılmıştı. Engellemek için değil. KORUMAK için. Aklım almamaya devam etti. Polislerin sayısı ürkütüyordu. Gülümseyerek el ele etrafta dolaşan insanlarla tezat oluşturuyordu kafamda bu görüntü, çünkü el ele polisten koşarak KAÇARDIN. Nasıl bu kadar rahattı insanlar? Bir sürü aile vardı, kiminin ebeveynleri LGBTİQ+ topluluğuna ait görünse de hetero varsaydığım çoğu ailenin çocuklarının yüzünde gökkuşağı boyamaları, ellerinde bayraklar vardı. Çocukken Onur Festivali’ne götürüldüğünüzü düşünsenize! Bir sürü renkli insan, el ele, yan yana türlü türlü çift. Ve mutlular, tehdit altında değiller. Kaçmıyorlar. Senin ailen de onlara yüzünde tiksintiyle bakmıyor. Böyle bir çocuk ailesine açılırken sorun yaşar mı? Açılmaya ihtiyaç duyar mı? Nasıl açılacağını düşünüp durur mu? Veya okuldaki LGBTİQ+ akranına zorbalık uygular mı? 

Yol boyunca tüm dükkanların küçük dokunuşları vardı vitrinlerde. Olan biteni tanıyan ve destekleyen jestler. Birinde, gökkuşağı renklerinde şemsiye mankenin elinde. Kitapçıda ön rafa dizilmiş LGBTİQ+ gençlik edebiyatından kitaplar. Gözüme ilk çarpan Türkiye’de muzır neşriyat ilan edilen çizgi roman Kalp Çarpıntısı* (Heartstopper) oldu. 

Başbakan konuşurken

Bu göz önündelik beni şaşkına çevirmişti. Sahne kurulmuş açık bir alana doğru ilerliyorduk. Elele tutuşmuş bir oğlanla bir kız. Oğlanın üzerindeki tişörtte şöyle yazıyor “I’m not gay but my girlfriend is” (Ben gey değilim ama kız arkadaşım öyle). Gülümsedim. Polisler. Korkma. Sahneye bir adam çıktı. Konuşmaya başladı. “Başbakan” diye fısıldadı kulağıma Cem. Başbakan, Onur Yürüyüşü’nde konuşma yapıyordu ve insanlar alkışlıyordu. O an ne dediğini anlamıyor olsam da en azından sövmediğinden emindim. Aklım artık sınırına dayanmıştı. Gözlerim doldu. Ağlamaya başladım. Sadece var olmak için bu kadar mücadele vermek zorunda değil miydik yani? Bu kadar kaçmak, saklanmak, bağırmak, yaralanmak zorunda değil miydik? Cis-hetero aileler bu kadar sempati ile bakabiliyor muydu bizlere?  

Çocukken Onur Festivali’ne götürüldüğünüzü düşünsenize!… Böyle bir çocuk ailesine açılırken sorun yaşar mı? Açılmaya ihtiyaç duyar mı? Nasıl açılacağını düşünüp durur mu? Veya okuldaki LGBTİQ+ akranına zorbalık uygular mı?

Mümkün müydü? Bizde de olur muydu? Yediğimiz hakaretler ve dayaklar bir yere götürür müydü bizi? Bir an öfkelendim bu kadar özgür oluşlarına. Sonra yaşadıkları saldırının üstünden daha üç ay bile geçmediğini hatırladım ve dehşete kapıldım. 

Yalnız değiliz. Yanlış değiliz. Bir yerlerde varsa o güzel günler, bize de gelecektir belki ve bunun için çabalamaya değer. 

 * Çizgi romandan uyarlanan ve Netflix’te gösterilen dizinin, Netflix Türkiye’nin sosyal medya hesaplarında asla paylaşılmadığını hatta uygulama üzerinden TR sayfasında “Bu dizi T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Muzır Neşriyat Kurulunca küçükler için uygun olmadığı karara bağlanan “Kalp Çarpıntısı” kitabından uyarlanmıştır” uyarısı bulunduğunu hatırlatalım.

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
What's Your Reaction?
Ben Şok
1
Bifobiye Karşı Ses Çıkar
0
But Tutar
1
Gullüm Ayol
0
Tutmaz Ama Evet
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Bitopya Copyright © 2019. Created by edalgakiran

Scroll To Top

Pin It on Pinterest