Now Reading
8 Mart ve Meg-John Barker

8 Mart ve Meg-John Barker

Mart ayı Bi+ Sağlık Ayı. Sağlık politiktir. Bi+’ların sağlığı LGBTİ+ meselesidir diyerek bi+ düşmanlığının ve monoseksizmin bi+’ların sağlığı üzerindeki etkisine dair farkındalık yaratmaya çalışıyoruz ve bunun herkesin meselesi olmasını istiyoruz.

Bugün 8 Mart. Feminist mücadelenin simgesi olarak Dünya Kadınlar Günü. Feminist mücadelede tüm çeşitliliğiyle bi+’ların dışlanmaması ve yok sayılmaması, heteropatriyarkayla monoseksizmin işbirliğinin görülmesi elzem. Bi+ politikanın feminizmle olan ilişkisini görmek elzem. Heteropatriyarkal sistem, norm haline getirdiği ikilikle bi+’ları varlıklarından ediyor. Bunu görmezden gelemeyiz. Kadın düşmanlığı, homofobi ve transfobiye karşı mücadele ettiğimizi söylediğimiz gibi bifobi/bi+ düşmanlığı ile de mücadele etmek ve bunu ifade etmek zorundayız. Yok sayılmak yaralıyor, küçümsenmek yaralıyor. Suçlanmak yaralıyor. Utandırılmak yaralıyor. Bi+ arzu ve var olma hallerinin heteropatriyarka ve heteroseksizmle işbirliği içinde olduğunun beyan edilmesi yaralıyor.

Monoseksizme ve heteropatriyarkaya borcumuz yok; aksine alacaklıyız ve isyandayız!

Hetero/monoseksüelliğin, normatif egemen ikiliğin, natranslığın dayatılmasına, devlet-polis-erk’ek şiddetine, LGBTİ+ ve kadın düşmanlığına, yok sayılmaya, tanınmamaya, milliyetçiliğe/ırkçılığa, demokratik eğitimin baskı altına alınmasına karşı #Gökkuşağı8Marta diyoruz.


8 Mart özel: Meg-John Barker’la tanışın

“Life isn’t binary”, “Queer: A Graphic History”, “Sexuality: A Graphic Guide” ve “Gender: A Graphic Guide” kitaplarının yazarlarından nonbinary ve bi+ aktivisti, yazar Meg-John Barker’ı sizinle kısaca buluşturarak 8 Mart’ı kutlayalım istedik.

Biseksüel aktivizmi yaptıkça biseksüellerin nasıl görünmez kılındığını ve biseksüellerin karşı karşıya kaldığı meselelere dair farkındalık geliştirilmesi için çalışma yapılması gerektiğini belirten Barker, geniş kültürün nasıl her şeyi ikili gördüğünün (kadın ve erkek, eşcinsel ve hetero) altını çizer.

“Non-binary Feminism: The personal is still political” (Non-binary Feminizm: Kişisel olan Hâlâ Politiktir) başlıklı yazısında trans feministler ile trans dışlayıcı radikal feministler arasındaki çatışma üzerine konuşur ve bir cinsiyet kimliği olarak non-binary olmanın nasıl feminist bir mesele olduğunu tartışarak kişisel ve politik olarak non-binary feminizmi masaya yatırır.

  • Non-binary’lerin, özellikle doğumda ve toplumda kadın olarak atananların, kendilerine atanan kategoriyi reddetmesinin “kadın olmaya ihanet” olarak nitelendirilmesinden,
  • Hem kişinin derinlikli politik görüşlerinin hem de kendi olma algısının tehdit altında olduğunu hissetmesinin ne kadar zor olduğunun kabul edilmesinin öneminden,
  • Toplumda bir gruba (erkek) yücelik atfedilip diğer grubun (kadın) alçaltılması meselesinin feminist mücadelenin derdi olması gibi iki kategoriye ayırmanın kendisinin de feminist mücadelenin meselesi olması gerektiğinden,
  • Toplumsal cinsiyete dayalı baskıyla mücadele etmek kadar cinsiyetin ikili olduğu varsayımıyla da mücadele etmek gerektiğinden bahsediyor.
Bu yazı da ilginizi çekebilir: Fariman Kashani, Türkiye’ye sığınan İranlı Bi+ bir queer mülteci olmayı anlatıyor

Share and Enjoy !

0Shares
0 0
What's Your Reaction?
Ben Şok
0
Bifobiye Karşı Ses Çıkar
0
But Tutar
1
Gullüm Ayol
0
Tutmaz Ama Evet
0
View Comments (0)

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Bitopya Copyright © 2019. Created by edalgakiran

Scroll To Top

Pin It on Pinterest